20 Kasım 2011 Pazar

VERİ MADENCİLİĞİ

 

Veri madenciliği, eldeki verilerden üstü kapalı, çok net olmayan, önceden bilinmeyen ancak potansiyel olarak kullanışlı bilginin çıkarılmasıdır. Bu da; kümeleme, veri özetleme, değişikliklerin analizi, sapmaların tespiti gibi belirli sayıda teknik yaklaşımları içerir.
Başka bir deyişle, veri madenciliği, verilerin içerisindeki desenlerin, ilişkilerin, değişimlerin, düzensizliklerin, kuralların ve istatistiksel olarak önemli olan yapıların yarı otomatik olarak keşfedilmesidir.
Temel olarak veri madenciliği, veri setleri arasındaki desenlerin ya da düzenin, verinin analizi ve yazılım tekniklerinin kullanılması ile ilgilidir. Veriler arasındaki ilişkiyi, kuralları ve özellikleri belirlemekten bilgisayar sorumludur. Amaç, daha önceden fark edilmemiş veri desenlerini tespit edebilmektir.
Veri madenciliğini istatistiksel bir yöntemler serisi olarak görmek mümkün olabilir. Ancak veri madenciliği, geleneksel istatistikten birkaç yönde farklılık gösterir. Veri madenciliğinde amaç, kolaylıkla mantıksal kurallara ya da görsel sunumlara çevrilebilecek nitel modellerin çıkarılmasıdır. Bu bağlamda, veri madenciliği insan merkezlidir ve bazen insan – bilgisayar arayüzü birleştirilir. Veri madenciliği sahası, istatistik, makine bilgisi, veritabanları ve yüksek performanslı işlem gibi temelleri de içerir.
Veri madenciliği konusunda bahsi geçen geniş verideki geniş kelimesi, tek bir iş istasyonunun belleğine sığamayacak kadar büyük veri kümelerini ifade etmektedir. Yüksek hacimli veri ise, tek bir iş istasyonundaki ya da bir grup iş istasyonundaki disklere sığamayacak kadar fazla veri anlamındadır. Dağıtık veri ise, farklı coğrafi konumlarda bulunan verileri anlatır.

Neden Veri Madenciliği?
Elde var olan büyük miktardaki veri:
Harddisk fiyatları son on yılda iyice düştü. Buna bağlı olarak şirketler, uygulamalar aracılığıyla büyük miktarda veri topladılar. Şirketler, keşfedilmeyi bekleyen bu verilerin iş stratejilerine rehberlik etmesi için gizli modelleri bulmak istiyorlar.
Rekabetin artması :
Modern satış ile internet ve iletişim gibi dağıtım kanallarının bir sonucu olarak rekabet çok yüksek. Şirketler uluslararası rekabet ile karşı karşıyalar ve bu noktada başarının anahtarı; var olan müşterileri korumak ve yenilerini elde etmek. Veri madenciliği, şirketlerin bu konuları etkileyen faktörleri analiz edebilmelerine izin veren teknolojiler içermektedir.
Hazır teknoloji :
Veri madenciliği teknoljileri, önceleri sadece akademik çevrede kabul görmekteydi. Ancak bu teknoljiler son yıllarda olgunlaştı ve günümüz endüstrisinde kullanılmak için hazır hale geldi. Algoritmalar daha doğru, daha etkili ve gittikçe artan karmaşıklıktaki veriyi ele alabilmektedir. Ayrıca veri madenciliği için kullanılan programlama arayüzleri standartlaşmakta, böylece geliştiriciler daha iyi veri madenciliği uygulamaları geliştirebilmektedirler.


23 Ekim 2011 Pazar

BLUE BOX

BLUE BOX...

Yüksek maliyetlerden kurtulmanın en güzel yoludur. Blue box arkaplanda düz fon kulanımı ile video çekildikten sonra yada anlık video işleme ile arkaplandaki düz fonun silinerek istenilen arkaplanın(gökyüzü,tv studyoları,ucaklar,dağlar vb.) yerleştirilmesi işlemidir.Sinema yapımcıları bu teknoloji sayesinde dünyanın 4 bir tarafını gezerek film çekmekten kurtulmakta ve stüdyodan dışarı bir adım atmadan bütün filmi çekebilmektedirler.Arkaplanda kulanılıcka renk ise saf mavi yada saf yeşil renk olmalıdır. Bunun nedeni bu 2 rengin yeterince doygun olmaları ve gelen ışığı istenilen biçimde geri yansıtabilmesidir. Yeşil fonmu yoksa mavi fonmu sorusunuz yanıtı ise sizin projenizin içeriğine bağlıdır. 

ÖRNEK:
Hava durumu sunan spikerler de böyle mavi bomboş fonlaırn önünde anlatır dururlar, sonra o mavi fonun yerine hava durumu haritası monte edilir. canlı olarak da montaja imkan verir.


18 Ekim 2011 Salı

SİLİKON VADİSİ

Silikon Vadisi, Güney Kaliforniya'daki San Francisco vadisinin bir parçası olan San Jose vadisine verilen isimdir. Bu ismin sebebi ise bölgede yoğun olarak üretim ve geliştirme faaliyetinde bulunan silikon çip üreticileridir. İngilizce karşılığı Silicon Valley'idir. Sonradan, yüksek teknoloji ile ilgili sektörleri ifade etmek için kullanılan isim olmuştur. Teknoloji bağımlılığının zirveye tırmandığını görmezden gelemeyiz. İşte Silikon Vadisi’nin bu yazıya kadar ulaşmasının tek sebebi Intel, Cisco, Google, HP, Maxtor, Apple, Microsoft, Oracle, Nvidia, ATİ, Facebook, Mozilla gibi öncü kuruluşları hayatımıza dahil eden bir yerleşim yeri olmasıdır.

16 Ekim 2011 Pazar

BİLGİSAYAR TEKNOLOJİSİ VİDEOLARI


BİLGİSAYAR İLERİ TEKNOLOJİ...

GELECEĞİN TEKNOLOJİSİ...

BİLGİSAYAR TEKNOLOJİSİ BÖLÜMÜ

ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ
Bilgisayar kullanımı yirminci yüzyılın özellikle son on yılında büyük bir hızla artmıştır. Bu artış, hem tüm dünyaya yayılarak hem de kullanım alanı çeşitlenerek olmuştur.
Bilişim Teknolojileri; bilgisayar sektöründeki gelişmelerin sonucunda ortaya çıkmış ve verileri saklamak, iletmek ve işlemek için kullanılan bilgisayar donanım ve yazılım teknolojilerini içeren bir alandır. Ancak bugün için Bilişim Teknolojileri (BT), yalnızca bilgisayar sistemlerinin kurulması ve yazılımların yapılandırılması ile sınırlı bir alan değildir.
BT, güncel bir bakışla; bilgisayar donanımı, yazılımı, bilgisayar ağları, iletişim teknolojileri, bu alanda yetişmiş insan gücü, prosedürler, internet, intranet ve iletişim araçları gibi çok sayıda bileşene sahiptir. Bilişim sektörü dünyada son 50 yıldır var olan ancak günümüzde olağanüstü öneme sahip olan bir sektördür. Katma değeri oldukça yüksek olan bilişim sektörü, gelişmiş ülkelerde gözde sektörlerin başında gelmektedir.
Ülkemizde işletmeler kurumsallaşma yolunda hızla ilerledikçe Bilişim Teknolojileri alanına olan ihtiyaç daha da artmaya başlamıştır. Bu sebeple, Bilişim Teknolojileri alanında yeterlik sahibi insanlara çok ihtiyaç duyulmaktadır. Halen başka dallardan, mesleklerden insanlar bu alandaki ihtiyaca yönelmeye devam etmektedirler.

Ancak doğru olan bu alanın içinde, temelden bu yeterliklere sahip insanlar yetiştirmektir. Gelecekte de Bilişim Teknolojileri, çalışma hayatının en önemli unsuru olmaya devam edecektir. Bu alanda yeterlik sahibi insanlar yetiştirmek ülkemizde bu sektörün gelişimi ve ilerlemesi için çok önemlidir.




MESLEĞİN GEREKTİRDİĞİ ÖZELLİKLER
Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama Teknikeri olmak isteyenlerin;
- Analitik düşünme becerisine sahip, 
- Araştırmaya meraklı, sorumluluk sahibi 
- Hayal gücü yüksek, 
- Ayrıntılara önem veren, 
- Matematik ve fizik alanında başarılı, 
- Yabancı dile ilgi duyan, 
- El ve parmak becerisi gelişmiş, 
- Mekanik yeteneğe sahip, 
- Ekip çalışmasına yatkın kimseler olmaları gerekir.



MEZUNLARIN ÇALIŞMA ALANLARI
Bu programdan mezun olan öğrenciler başta sanayi kuruluşları olmak üzere yazılım firmaları, bilgisayar satıcısı ve teknik destek firmaları, bankalar, sigorta şirketleri, ticari kuruluşlar, internet servis sağlayıcıları, internet yayıncılık şirketleri, radyo, televizyon, araştırma şirketleri, ulaştırma gibi bir çok alanlarda çalışan özel ve kamu kurumlarında çalışabilme imkânına sahip olacaktır.


EĞİTİM ve KARİYER İMKANLARI
Bu alan mezunları; meslek yüksek okullarının Bilgi Yönetimi (Uzaktan Eğitim veya Açık Öğretim), Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama (Örgün veya Uzaktan Eğitim), Bilişim Yönetim, e-Ticaret ve Masaüstü Yayıncılık ön lisans programlarına sınavsız geçiş yapabilirler.


Ayrıca meslek liselerinden başarılı olarak mezun olan adaylar SAY-1 puan türünde Bilgi Teknolojileri, Bilgisayar Öğretmenliği, Bilgisayar Sistemleri Öğretmenliği, Bilgisayar ve Kontrol Öğretmenliği, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği, Bilişim Sistemleri ve Teknolojileri, Elektronik-Bilgisayar Öğretmenliği, Kontrol Öğretmenliği bölümlerine ve EA-1 puan türünde Yönetim Bilişim Sistemleri 4 yıllık yüksek öğrenim programlarına ek puan avantajı girebilme şansına sahiptirler. 


Bunun yanında ön lisans programlarını başarı ile bitirenler ÖSYM tarafından açılan dikey geçiş sınavında başarılı oldukları taktirde, yukarıda bahsedilen 4 yıllık bölümlere dikey geçiş yapabilirler.
Meslek Elemanında Aranan Özellikler

  1. Sistemli düşünme gücüne sahip,
  2. Matematikle ilgili konularda başarılı,
  3. Kendini yenileyebilen,
  4. Araştırmacı,
  5. Sabırlı ve dikkatli, sorumluluk sahibi,
  6. Şekiller arasındaki ilişkileri algılayabilen,
  7. Ayrıntılara önem veren,
  8. Bireysel karar verme yeteneği güçlü olan,
  9. Mantığı güçlü, dikkatli ve de sabırlı,
  10. Yabancı dile ilgi duyan kimseler olmaları gerekir

BİLGİSAYAR TEKNOLOJİSİ YARARLARI ve ZARARLARI

Günümüz dünyasında teknolojik ürünler çok çeşitlilik göstermektedir. Bu çeşitlilik tüketiciler için avantajlı görünsede aslında kafalarda karışıklık yaratmaktadır. Bu karışıklığın nedeni tüketicilerin bir çoğunun almak istediği ürünün özelliklerinin detaylı bir biçimde bilmemesinden kaynaklanmaktadır. Aslında bundan 15-20 sene öncesine baktığımız zaman tüketicilerin işi çok daha kolaydı. Bir beyaz eşya mağazasına gidersiniz, size 2-3 değişik markaya ait 2-3 farklı boyutta televizyon gösterilir, kafanız çok fazla karışmadan basit özelliklere sahip bir televizyon alıp evinize giderdiniz ve evinize gelen dostlarınıza sadece bu basit özelliklerden bahsederdiniz. İşte artık bu devirler değişti. Standart özelliklere sahip bir model bile kafanıza soru işaretlerinin doluşmasına neden olabilir. Bir çoğumuz aldığımız cihazın özelliklerini tam olarak bilmediğimiz gibi belkide bu özelliklerini cihazın ömrü boyunca da kullanmamıştır. İşte teknolojik ürünlerin bilinmeden alınması bizim gereksiz yere masraf yapmamıza neden olmaktadır. Kabaca bir hesap yapılırsa eğer teknolojiyi orta düzeyde takip eden biriyseniz muhtemelen 2-3 senede aldığınız cihazların size gerekmeyen özelliklerine ödediğiniz para belkide size yeni ve güncel bir cihaz aldıracak kadar yüksek bir tutar olabilir.


Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama öğrencilerinin iki yıllık eğitim süresi sonunda sahip olacakları bilgi ve beceriler şunlardır:

* Sektörde verimli bir şekilde çalışmaya yönelik temel bilgisayar bilgileri,

* Programlama dillerinin kullanılmasında gereken teknik bilgi ve beceri,

* Yaygın işletim sistemlerinn ve uygulamaların etkin ve akıcı kullanılması,

* Orta ölçekli bir yazılım sistemini tüm aşamalarıyla tasarlama ve geliştirme becerisi,

* Teknolojideki gelişmeleri takip edebilme, yeniliklere kolayca adapte olabilme becerisi.

Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama Bölümü mezunları ne yapıyorlar?
Mezunlarımızın büyük bir çoğunluğu (%83'ü), hemen iş hayatındaki yerlerini alıyorlar. İngilizce olarak aldıkları güncel ve çok yönlü eğitimleri sayesinde sürekli değişen teknolojiye kolayca ayak uydurup kendilerini geliştiriyorlar ve ilerliyorlar. İş hayatını tercih eden mezunlarımızın %67'si "programcı" olarak görev yapmaktayken, diğerleri bilgisayar eğitimi, pazarlaması, danışmanlık ile uğraşmakta veya kendi işlerinde çalışmaktalar.
Önlisans derecelerini lisans eğitiminin ilk basamağı olarak gören mezunlarımız ise yurtiçinde ve yurt dışında çeşitli üniversitelerin "Bilgisayar Bilimleri", "Yazılım Mühendisliği" veya "Bilgisayar Mühendisliği" bölümlerinde eğitimlerine devam etmeyi tercih ettiler.
Sunulan eğitimin özellikleri nelerdir?
Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama Bölümü eğitim programı, sektörün gereksinimlerine ve teknolojik gelişmelere kolayca ayak uydurabilmek amacıyla dinamik bir yapıda tasarlanmıştır. Bilgisayar bilimlerinin temelini oluşturan konular derslerde işlenir, laboratuvarlarda yapılan uygulamalarla pekiştirlir. Uygulamalar eğitim programının üçte birini kapsamaktadır. Programlama dilleri ve uygulama paketleri kuramsal eğitimin araçları olarak ele alınmakta, gereksinimlere göre yenilenmektedir. Şu anda C, C++, Visual Basic, Java, Assembly programlama dilleri, Windows, UNIX ve LINUX işletim ortamları, en yaygın kullanılmakta olan kelime işlem, elektronik tablolama, sunum, web tasarım, veri tabanı uygulamaları üst düzeyde sunulmaktadır.


7 Ekim 2011 Cuma

İNTERNET VE TARİHÇESİ...


1960'ların başında askeri ve bilimsel araştırma ve geliştirme alanında, bilgisayarlar yardımıyla bilgi paylaşımında büyük potansiyel değer olduğunu gören bir grup insanın vizyoner düşüncesinin bir sonucudur. MİT (Massachusetts Institute of Technology)'den J.C.R Licklider1962 yılında bilgisayarların global şebekesini önerdiği ve sosyal etkileşimlerin kayıtlı ilk tanımını yaptığı, "kısa notlar serisi" çalışmasını yayınlamıştır. Aynı yılın sonunda, Licklider ilk başkanı olduğu DARPA'ya girdi.
MIT'den Leonard Kleinrock internet bağlantısının temelini biçimlendirmek için paket anahtarlar teorisini geliştirdi. MIT'den Lavvrence Roberts 1965 yılında çevirmeli Roberts 1966 yılında DARPA'ya katıldı ve ARPANET için kendi planını hazırladı. Burada ismi geçen ve geçmeyen vizyonerler ilk internetin kurucuları oldular.
1969 yılında ARPA kuruldu ve internet kavramı olarak kullanılmaya başlandı. ARPA başlangıçta 4 ayrı üniversitedeki ana bilgisayarlarla bağlantı halindeydi. Birkaç yıl içinde çok sayıda kurum (çok sayıda araştırma enstitüsü ve üniversite) aşamalı olarak ARPA'ya bağlandı.
Internet, başlangıç aşamalarında bilgisayar uzmanları, bilim adamları ve kütüphaneciler tarafından kullanıldı. Sıradan insanların kullanabileceği kolaylıkta değildi. Bu anlamda, ilk internet bugün kullanılan gibi kolay kullanım olanağı olan kullanıcı dostu değildi. O günlerde, evlerde ve ofislerde bilgisayar yoktu. İnterneti kullanacak kişi kim olursa olsun, karmaşık bir sistemi kullanmayı öğrenmesi gerekiyordu.
1972 yılında, Ray Tomlinson tarafından elektronik posta ARPAnet'e uyumlaştırıldı. Kullanıcı adı ve adresini birleştirmek için, birçok sembol arasından "@" sembolünü seçti. 1972 yılında RFS10 olarak yayınlanmış Telnet protokolü uzaktaki bilgisayara bağlanmayı başardı. 1973 yılında RFS standartlarında yayınlanmış Ftp Protokolü, internet siteleri arasında dosya transferini olanaklı kıldı.
İlk defa Bob Kahn tarafından önerilen TCP/IP mimarisinin bir sonucu olarak, internet 1970'li yıllarda olgunluğa ulaştı. TCP/IP çok sayıda bilgisayar arasında dosya transferi, elektronik posta ve uzaktan bağlanma gibi olanaklar sunan bir internet protokolüdür. TCP/IP yukarıda belirtilen birkaç temel hizmeti verebildiği için başarılı olmuştur. 1983 yılında ABD savunma bakanlığı daha önce kullandığı NCPprotokolü yerine TCP/IP'yi adapte etmiştir.
1986 yılında ABD'de Ulusal Bilim Vakfı'nın sponsorluğunda, NSFnet ABD çapında 56 kbps hızında internet omurgası oluşturulmuştur. Vakıf sponsorluğunu yaklaşık on yıl devam ettirmiş ve ticari olmayan hükümet işleri ve araştırma amaçlı kuralların düzenlenmesini desteklemiştir. Elektronik posta, Ftp ve Telnet komutları standartlaştırılmış, teknik olmayan personelin internet kullanımı da kolaylaşmıştır. Bugünkü standartlar kadar kolay olmasa da, üniversitelerdeki belirli insanlara internet kullanımını açmıştır. Kütüphanelerin yanı sıra, bilgisayar, fizik, mühendislik bölümleri internet şebekesinin yararlı bir şekilde kullanımının yolunu bulmuşlardır.
İnternetteki site sayısı az olmakla birlikte, ilgilenilen alandaki araştırmaların kayıtlarını bulmak kolay hale gelmişti. O dönemde, ulaşılabilir kaynakları indekslemek için hala çok daha fazla araca ihtiyaç vardı.